|
|
Debresyon
İnsanlar zaman zaman
kendilerini üzüntülü ve mutsuz hissederler. İşinden
ayrılmak, sevdiğini kaybetmek veya başarılı olamamak
üzüntüye yol açan yaşam olaylarındandır. Kısaca üzüntü
normal yaşamın bir parçasıdır. Ancak bu üzüntülü durumun
uzaması ve nedensiz ortaya çıkması ruh sağlığı sorunudur ve
depresyon olarak tanımlanır. . Depresyon duygu düşünce ve
davranışı etkiler. Tedavi edilmediği taktirde aylar yıllar
bazen de ömür boyu sürebilir.
Depresyon değişik
şekillerde ortaya çıkabilir:
Bazısında neden olmaksızın aniden ortaya çıkar
Bazısında stresli bir yaşam olayından sonra başlar
Bazen tek atak olarak yaşam boyu sürebilir
Bazen tekrarlayan ataklar halindedir
Bazen semptomların şiddetli olması ile hastalar iş yapamaz
hale gelebilir
Bazıları ise iş yapabilir ama sürekli mutsuzluk hissederler
Aşağıdaki
belirtilerden bazıları aynı anda sizde bulunuyorsa depresyon
geçiriyor olabilirsiniz:
Kendini üzüntülü, değersiz, umutsuz, çaresiz, hissetme,
içinde boşluk duygusu olması
Karar verme güçlüğü, konsantrasyon zorluğu, bellek bozukluğu
Daha önce zevk alınan iş ve aktiviteleden zevk alamama
(cinsel isteksizlik dahil)
İşte, okulda, aile ve arkadaş arasında sorunların ortaya
çıkması
Diğer insanlardan uzaklaşma ve yalnız kalma isteği
Enerji azlığı, yorgunluk hissi ve çabuk sinirlenme
Uyku bozukluğu (uykuya dalamama,uykuyu sürdürme güçlüğü,
sabah erken uyanma veya fazla uyuma şeklinde olabilir)
Yeme bozukluğu (iştahta azalma veya artma),
Nedeni belli olmayan baş, boyun, sırt ağrısı gibi vücudun
değişik yerlerinde sürekli ağrılar hissetme
Son zamanlarda fazla alkol almaya başlama veya yatıştırıcı
ilaçları kullanma ihtiyacı hissetme
Kendine zarar verme, intihar planları yapma, intihar
girişiminde bulunma veya kendi cenaze merasimini düşünme
Depresyon tanısı almak için bu belirtilerin hepsinin birden
sizde olması gerekmez. Bu şikayetlerin birkaçı aynı anda
sizde bulunuyorsa doktora başvurmanız gerekir. En sık
görülen belirtilerden biri uyku ve iştah bozukluğudur. Bu
belirtilerin çoğu aynı anda bulunuyorsa ağır depresyondan
söz edilir. Depresyon ciddi bir hastalıktır. Kendi haline
bırakıldığında zaman içinde düzelebileceği gibi genelde uzun
süre devam eder veya ağırlaşır. Ağır depresyonda kişi iş güç
yapamaz hale gelebilir ve bu durumda intihar riski
yüksektir.
Uyku bozukluğu bir hastalık değildir başka hastalıklarda
görülebilen bir belirtidir. Nedeninin araştırılması gerekir.
Bedensel hastalıklar (astım, kalp hastalığı v.b.) nedeniyle
olabileceği gibi psikiyatrik hastalıkların (depresyon, mani
v.b.) çoğunda görülebilir. Depresyon hastaları sıklıkla uyku
bozukluğundan yakınırlar. Bu nedenle uykusuzluk şikayetiniz
varsa ve bir süredir devam ediyorsa çevrenizdeki insanların
önerdiği ilaçları veya kendi başına eczaneden alınan uyku
ilacını kullanmak yerine bir uzmana başvurarak altta yatan
nedeni araştırmanızda fayda vardır.
ABD’de depresyon hastalarının 2/3’ü çeşitli nedenlerle
tedavi görememektedir.Türkiyede bu konuda yapılmış araştırma
yoktur ancak benim kanıma göre bu oran yurdumuzda çok daha
yüksektir. Psikiyatriste başvurmama nedenlerinden bazıları
şunlardır: hastalık bilinememekte, hastalar çevresi
tarafından zayıf oldukları gerekçesi ile suçlanmakta,
hastalık dolayısı ile iş güç yapamaz durumda olan hastalar
yardım isteyecek enerjiyi kendilerinde bulamamakta bazende
yanlış tanı konup tedavi yanlış uygulanmaktadır.
Depresyon hastalarının yardım istemek için genelde yardıma
ihtiyacı vardır. Depresyonun doğası gereği hastalar genelde
kendiliğinden yardım istemezler. Hastalar sıklıkla enerji,
ilgi ve istek azlığından yakınırlar. Bu nedenle depresyonu
olan hastaların aileleri, arkadaşları veya diğer hekimleri
tarafından psikiyatriste yönlendirilmeleri gerekir. İntihar
düşüncesi varsa acilen psikiyatriste başvurmak gerekir. Halk
arasında yaygın olan inanışa göre intihar düşüncesini ifade
eden kişiler pek intihar etmezler. Ancak yapılan
araştırmalar bu inanışın doğru olmadığını göstermiştir. Bu
nedenle bir yakınınız intihar düşüncelerini sık ifade
ediyorsa bunu önemseyin ve en yakın zamanda bir uzmana
başvurmasına yadımcı olun. Depresyona yakalanmak sizin
tercihiniz değildir ancak tedavi olup olmamak sizin
elinizdedir.
DEPRESYONA YAKALANMA RİSKİNİZ NEDİR?
Yaşam boyu depresyon geçirme riski %15 dolayındadır.
Kadınlarda bu oran %25’e kadar çıkmaktadır. Hemen hemen tüm
toplumlarda depresyon kadınlarda iki kat daha
fazladır.Gebelikte, doğum sonrası dönemde ve menopozda
depresyon geçirme riski artar. Bunun nedeni tam olarak
bilinmemektedir, ancak kadınların hormonları bundan sorumlu
olabilir. . Sürekli bedensel hastalığı olanlarda daha fazla
görülür. Örneğin infertilite(kısırlık) tedavisi gören
kadınlarda normal kadınlara göre iki üç kat fazla depresyon
görülmektedir.
Hastaların %50’si 20-50 yaş arasındadır. Bununla birlikte
çocuklarda ve yaşlılarda da depresyon görülür. Boşanmış,
ayrı yaşayan veya yalnız yaşayanlarda evlilere göre daha
sıktır Sosyal çevre veya ekonomik seviye ile depresyon
geçirme oranı arasında ilişki yoktur.Kütürel etkenlerle
depresyon arasında ilişki yoktur.Yakın akrabalarda depresyon
geçiren birilerinin olması depresyon geçirme riskini
artırır.
TEDAVİSİ MÜMKÜN OLAN BİR HASTALIKTIR...
HİÇ BİR
HASTALIK YOKTUR Kİ ŞİFASI OLMASIN, ÖLÜM HARİCİNDE!!!
0326 413 01 77
0532 631 86 79
0555 347 62 53
0542 215 54 72
Sağlıklı
Bir Yaşam Dileklerimizle...
|